Yakalama Olup Olmadığını Nasıl Öğrenilir?
Hayatın Yakalama Zorlukları
İzmir’de yaşıyorum, 25 yaşındayım ve bir gün bir arkadaşımla yolda yürürken şu soruyu sordum: “Yakalama olup olup olmadığını nasıl öğrenebilirim, abi?” Tabii ki, ne olduğunu hemen anlamadı. Bir an için ne demek istediğimi düşündü, sonra ‘yakalama’ dediğimde gözleri parladı. Evet, anladınız, tam olarak orada bir espri yapıyordum ama bunu içimden çok daha fazla sorgulamak, filozof gibi düşünmek istedim.
Kafamda şöyle bir düşünce belirdi: Gerçekten insan nasıl öğrenir ki? Bu bir çok soruya benziyor. Ya da şöyle diyeyim, siz hiç “yakalama olup olmadığını nasıl öğrenebilirim?” sorusunu sordunuz mu?
Şimdi biraz daha derine inelim. Gerçekten de bu soru, tam anlamıyla hangi durumu öğrenmek istediğinize bağlı olarak değişebilir. Örneğin, hayatınızda bir şüphe var ve o şüpheyi bir arkadaşınıza ya da dostunuza, hatta tanımadığınız birine sormak istiyorsunuz. Ama nereden bileceksiniz ki, gerçekten ‘yakalama’ olmuş mu? Bunu öğrenmek, bazen komik bazen de derin bir felsefi soru olabilir.
1. Tekerleğin Dönmeye Başladığı An
Yavaşça olayın başlangıcına gelebiliriz. Bir sabah kahvenizi alıp, sosyal medya hesaplarınıza göz attığınızda, kimsenin size yazmadığını görüyorsunuz. Evet, bu biraz korkutucu bir an olabilir. Ve ardından o an iç sesiniz devreye girer: “Beni kimse sevmiyor mu? Ya da yakalama oldu da ben mi fark etmedim?”
Hadi, dürüst olalım. Bunu hepimiz yaşamışızdır. O “kimse beni beğenmiyor” ruh haline kapıldığınız an, evet, tam o an, yavaşça durup düşünmelisiniz: “Yakalama olup olmadığını nasıl öğrenebilirim?”
Bazen farkına varamıyoruz ama aslında “yakalama” dediğimiz şey, küçük bir sosyal deneyi de içinde barındırıyor. Mesela arkadaşlarınızla buluştuğunuzda, biri size şaka yapmaya başladığında veya siz ona, siz fark etmeden bir şeyler söylemeye çalıştığınızda, o anın ‘yakalama’ olup olmadığını zaten hissedersiniz.
Örnek Diyalog:
Ahmet: “Ya dün gece yine benim gibi bir insanın hiç şaka yapmaması üzerine derin bir düşünceye daldım.”
Ben: “O zaman yakalama olmuş demektir. Çünkü senin kadar düşünceli birini kimse bulamaz!”
Ahmet: “Sana kesinlikle katılmıyorum ama bu arada ne demek istiyorsun, ‘yakalama’?”
Ben: “O zaman ben seni anlamadım. Demek ki yakalama olmamış!”
İşte bu, bazen hayatın size sunduğu ince bir espri anıdır. Kendini bir düşünce kuyusuna itmek yerine, anlamadığın bir şaka üzerine bile derin derin kafa yorabilirsin. Eğer bir noktada kendini bu tip esprilere kaptırıp birileriyle konuştuğunuzu fark ediyorsanız, evet, işte o an yakalama olmuş demektir.
2. Yakalama Olmadığını Anlamak İçin Birkaç İpucu
Peki, ya yakalama olmadığını anlamak için ne gibi ipuçlarına bakmalısınız? İşte cevabım, bazen evet, bazen de hayır!
Yakalama olmadığını nasıl anlarsınız?
1. İlgi eksikliği: Eğer insanlar size hiç ilgi göstermiyor, sürekli telefonlarına bakıyor ve siz konuşurken bir tık bile gülmüyorsa, ya da şaka yaparken tek bir ‘hee’ sesi bile alamıyorsanız, işte o zaman kesinlikle ‘yakalama’ olmamıştır.
2. Sürekli bir hüzün var: Eğer bir konuyu anlatırken herkesin suratına bakıp, bir tek ‘ben’ mi takıldım diyorsanız, yakalama tam tersine kaybolmuştur!
3. Kimse sizi anlamıyorsa: Sosyal medyada paylaştığınız fotoğrafın altına “güzel” diyen hiç kimse yoksa, o zaman zaten yakalama olmamış demektir. Kimse ‘yakalama’ demek istemiyor çünkü insanlar sizin güzelliğinizin farkına varmamış!
Yakalama olduğunda?
1. İlgi, ilgi, ilgi: İnsanlar size dikkatle bakar ve her söylediğiniz şaka ya da açıklama ciddi şekilde ilgilerini çeker.
2. Gülüşmeler: Evet, gülen insanlar var. Kimseyi rahatsız etmeden bir kahkaha patlatmaya başlarsınız.
3. Sohbetin rengi değişir: Konu ne olursa olsun, insanlar sürekli sohbetinizi dinler, sorular sorar ve öneriler sunar.
İç ses: “Ben gerçekten ‘yakalama’ olup olmadığını öğrenebilmem için, sosyal medya üzerindeki bu beğeni butonlarına odaklanmam gerekiyor!”
Yani, sayfaları bir bir gezip, takipçi sayılarını kontrol etmek elbette önemli. Ama sadece izleyen değil, etkileşime geçen kişiyle gerçek bir ‘yakalama’ olur.
3. İroni ve Gerçek Yaşam
İronik olan şu ki, bazen bu yakalama meselesi, hayatın sıradan bir anını efsanevi hale getirebilir. Ama bazen de siz hiç farkında olmadan yakalama olmamış olduğunu öğrenirsiniz. O anlarda insanın kendine şöyle demesi gerekebilir: “Evet, ben ne yapıyorum? Ne düşündüğümü bilmiyorum, ama sanki ‘yakalama’ olmamış gibi hissediyorum!”
İroni burada, insanların bazen sizin yakalamanızı fark etmeleri için yapmanız gereken şeyin tam tersini yapmak olmasıdır. Ne demek istediğimi anlatayım. Mesela diyelim ki sabah işe gitmek üzere uyanıyorsunuz ve hiç şüphe duymadan kıyafetlerinizi giyip çıkıyorsunuz. İlerleyen saatlerde başkaları tarafından fark edilmemek, kimseyi ilgilendirmemek bile bir ‘yakalama’ olabilir. Çünkü herkesin ilgisi size kaymış!
Yani, bazen yakalamanın ne olduğu ya da olup olmadığı, insanın ne kadar ‘normal’ olduğuna, nerelerde saklandığına ve hangi hataları yaptığına bağlıdır. Başka bir deyişle, ‘yakalama’ durumunu öğrenmek, bazen bir sokak kedisiyle selamlaşırken bir gülümseme kadar basit bir şey olabilir. Bunu, bir başkası fark etmese bile siz hissedersiniz.
Sonuç
Sonuçta, “yakalama olup olmadığı nasıl öğrenilir?” sorusu, hayatın sıradan anlarından daha büyük bir meseleye dönüşebilir. Eğer bu yazıyı okurken gülüyorsanız, demek ki “yakalama” olmuş! Ama yapmayın, bazen ciddi olmayı unutmayın. Eğer her şeye espriyle yaklaşmak istiyorsanız, işte bir ipucu: “Gerçekten yakalama olduğunu, sadece gülüp geçmekle öğrenemezsiniz. Bazen düşünmek de gerekir!”
Ve en önemlisi, hayatın içindeki her şeydeki yakalamayı anladığınızda, çok geç olmadan sorunun cevabını bulmuş oluyorsunuz: “Her şeyin bir cevabı var, ama bazen onu bulmak için biraz daha beklemek gerek!”