Gerçek Özne Nedir? Ne İşe Yarar? Hadi Biraz Ciddileşelim (Ama O Kadar Da Değil)
İzmir’de bir sabah, kahvemi alırken birden “Gerçek özne nedir?” diye düşündüm. Ve sonra birden fark ettim: “Evet, bu kesinlikle yazılacak bir konu.”
Ne Var Ne Yok, Gerçek Özne Nedir?
Günlerden bir gün, arkadaşlarla kafe masasında otururken, birden bir felsefi derinliğe daldık. Yani, normalde ne yapardık? Birbirimize en son ne zaman “seni aramıştım ama unuttum” dedik diye takılırdık. Ama o gün, olay biraz farklıydı. Bir arkadaşım kalkıp, “Gerçek özne nedir, ya?” diye sormaz mı? Tabii ki biz hepimiz birden sessizleşip, kafalarımızda karmaşık matematiksel denklemler çözmeye başladık.
“Gerçek özne nedir, ya?”
Yavaşça fark ettim ki, bu soru normalde sormayacağım bir soru değil. Klasik izmirli kafa, bir yandan espiriler yapıyor, bir yandan da bir şeyler öğrenmeye çalışıyordu. İçimden şöyle dedim: “Ah, gerçek özne… Hadi bakalım, biraz derinleşelim!”
Gerçek özne nedir, peki? Bu soru, aslında dilbilgisi kurallarının çok da uzağında olmayan ama bir o kadar da kafa karıştırıcı bir mesele. Kısacası gerçek özne, cümlede yükleme neyi ya da kimi yapan kişi ya da şeydir. Yani, basit bir şekilde anlatmak gerekirse, o “eylem”i gerçekleştiren gerçek kahramandır.
Ama durun, bir dakika… Herkes bir kahraman olmak zorunda mı?
Gerçek Özne Olarak Ben, Mesela
Tam olarak şu noktada, hayatı biraz daha fazla sorgulamaya başlıyorum. Gerçek özne nedir? Öyle ya, bazen ben de bir gerçek özneyim. Bir gün, bir cümlede özne oluyorum, bir diğer gün yüklem oluyorum, bir bakıyorum, tamamen fiil olmuşum. İnsan hayatı gerçekten de böyleymiş…
Bir gün, kafede kahvemi içerken şunu dedim: “Beni tanımak istiyorsanız, gerçek özne nedir, önce bunu öğrenmelisiniz.” Arkadaşlarım gülümsedi ama ben çok ciddiydim. Çünkü, bazen dilbilgisi derslerinin, insanların hayatlarını anlamalarına nasıl yardımcı olabileceğini fark ettim. “Evet, ciddiyim, bence dilbilgisi derslerini biraz daha düşünmelisiniz. Gerçek özne nedir öğrenmelisiniz!” diyerek biraz mizah yaptım, ama bir yandan da kendi içimde derinleşiyordum. Yani, kim olduğumuzu anlamanın en kısa yolu aslında bu. Sadece dilin “gerçek özne”yi nasıl tanımladığını anlamak bile insanın kendisini sorgulamasına neden olabilir.
“Bence ben gerçek özneyim, bu kadar iyi bir arkadaş olabilmek…”
“Yani, sana öğrettiğim bu derinlikte bir bilgi mi? Benim de arada gerçek özne olmam gerek!”
Bunu yazarken, zaten biraz da dalga geçiyorum ama bir yandan da kendi içimde gerçeği bulmaya çalışıyorum. Çünkü bazı gerçekler… küçük esprilerin içine gizlenmiş olabilir.
Bir Cümlede Gerçek Özne ve O Esprili An
Bir gün, sokakta yürürken bir arkadaşım bana “Hayat ne zaman anlam kazandı?” diye sordu. Yani, belki bana bir tüyoya, bir bilgiye ihtiyacı vardı. Bunu ciddiyetle sorduktan sonra, yine o gerçek özne mantığı devreye girdi.
“Bence gerçek özne, seni bir kahveyle bir araya getiren o an.”
Arkadaşım bana biraz garip bakınca, “Hadi ya, anlamadım” dedi. Ben de rahatça cevapladım: “İşte seni kahveyle buluşturan, seni bir yere getiren, o esnada senin yaptığın tek şey özne olmak.” Eğer biz bir cümle olsaydık, şu an o anda hepimiz o cümlenin öznesiydik. Benim için bu, gerçek öznenin aslında hayatı nasıl dönüştürdüğünü gösteriyordu.
Bazen, gerçek özne olmak sadece bir eylem değil, aynı zamanda o eylemi içtenlikle yapabilmektir. Mesela, Kayseri’deki arkadaşıma kahve almak, ona jest yapmak bir “özne” olma eylemiydi. Ancak içtenliğimle bu eylem “gerçek özne”ye dönüştü. Şimdi şunu söyleyebilirim: Benim de gerçek öznem var!
Öyleyse, Gerçek Özne Kimdir?
Gerçek özne bir insan olabilir, bir kitap olabilir, bir olay olabilir. Ama en önemlisi, gerçek özne, hepimizin içinde bir yerlerde, bizim fark edemediğimiz bir noktada var. Gerçek özne “benim” dediğimde, başkalarına da seslenen bir kahramandır. Bu, hayatın öznesi olmak demektir.
Ve son olarak, işin komik tarafı şu: Gerçek özne nedir diye düşünürken, bence biz hepimiz bir şekilde “özne” olduk. Çünkü her birimiz, hayatımızdaki her küçük detayı, düşüncelerimizi, esprilerimizi, gülüşümüzü, kısacası her şeyimizi bir şekilde eyleme geçiriyoruz.
Her ne kadar bazen komik bulsak da, hayatta asıl gerçek özne olmak; bu düşüncelerin, hareketlerin, gülüşlerin ve cümlelerin sonunda kendi hayatını anlamak, ona anlam katmak, küçük bile olsa bir değişim yaratmaktır.
Yani sevgili okur, gerçek özne nedir diye soruyorsan, cevabım şöyle: Senin olmak, her şeyi yapabileceğin en iyi yer.